HİKMETLİ SÖZLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HİKMETLİ SÖZLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Haziran 2013 Salı

SÖZÜN ÖZÜ...





"Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez."
Mevlâna

"Bilgi bir ışık gibidir. Onu kullanırsanız daha parlak olur, kullanmazsanız söner." 
Alexander Everett

8 Haziran 2013 Cumartesi

SÖZÜN ÖZÜ...




"İhtiyarlıktan önce gençliğin, hastalıktan önce sağlığın, meşguliyetten önce boş vaktin,
fakirlikten önce zenginliğin ve
ölmeden önce hayatın kıymetini bil." Hazreti Muhammed, aleyhisselam.
  

14 Mayıs 2013 Salı

HZ.ÖMER






Hazret-i Ömer-ül Faruk "radıyallahü anh" hazretleri buyurdular ki;

* Hakkımda hangisinin daha hayırlı olduğunu bilemediğim için darlık (fakirlik) ve bolluk (zenginlik) günlerimin hiçbirine aldırış etmedim.
* Amellerin efdali farzları yapıp harâmlardan kaçınmak ve Allah katında sâdık niyyetdir.
* Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin. Amelleriniz tartılmadan önce tartınız.
* Yolu bir mezbeleden geçse, orada durur ve: "İşte hırsla sarıldığımız dünyâ" derdi.
* Âhiret işlerinde zarar etmektense, dünyâya ait işlerde zarar ediniz. Böylesi sizin için daha hayırlıdır.

24 Mart 2013 Pazar

SÖZÜN ÖZÜ..




Kula belâ gelmez, Hak yazmayınca,
        Hak, belâ yazmaz, kul azmayınca, 
        Hak, kuldan intikam kul ile alır,
        Dini irfan bilmeyen, bunu kul etti sanır.

13 Mart 2013 Çarşamba

....




Tevekkül sahibinin yardımcısı Hak olur,
Yardımcısı Hak olan, nasıl olsa kurtulur.

7 Mart 2013 Perşembe

GURURLANMA...


               
Boş şeyle gururlanma, deme var mı ben gibi!
Tersten bir rüzgâr eser, savurur harman gibi.



5 Mart 2013 Salı

İHLAS...




İhlâs;
İbadetleri, sırf Allah rızası için, başka hiçbir menfaat düşünmeden, onun emri olduğu için yapmaktır. Başka bir menfaat düşünülünce ihlâsı zedeler. Mal, mevki, hürmet, şöhret kazanmak için yapılan ibadete riya karışmış olur. Böyle ibadete sevab verilmez. Günah olur, azap yapılır.
Demek oluyor ki:
1- İbadetler, Allahü teâlâ emrettiği için yapılmalı,
2- Onun rızasından başka, maddi, manevi hiçbir menfaat gözetilmemeli,
3- Her ibadet severek, beğenerek yapılmalıdır.

25 Şubat 2013 Pazartesi

GÖK HERYERDE MAVİDİR....


Allahü teâlâ kullarına çok büyük ni’metler vermiştir...
 
Gök heryerde mavidir. Siz nereye giderseniz gidin, sevgi, muhabbet dairesinden çıkmadıktan sonra hep aynı yerdeyiz. Dolayısıyla, aşkta, sevgide, güvende, inançta mesafe yoktur.
 
Allahü teâlâ kullarına çok büyük ni’metler vermiştir. Göz vermiş, kulak vermiş, sıhhat vermiş; hattâ îmân vermiştir. Allahü teâlâ bu kadar ni’meti niçin vermiştir? Beni tanıyın diye, o kadar.
 
Harâm işleyip, ibâdet yapmayıp, "kalbim temiz" diyenler, "Allah’ı tanıyoruz, seviyoruz" diyenler, Allahü teâlâyı tanımıyorlar. Onlar, kendi nefislerinin meydana getirdiği ilahı tanıyorlar.
.

21 Şubat 2013 Perşembe

.......

                               
                               





"Her kim ihlâs ile bir amel işlese ve
sonradan onunla övünse,
o kimse kabul olunan amelini iyilik divanından siler,
riya divanına yazar."
        Süfyan-ı Sevri

1 Şubat 2013 Cuma

EHİL NA EHİL BERABER...


Abdullah-i Mürteiş hazretleri “rahmetullahiteâlâ aleyh” bir gün sohbette dostlarına;
Âhirette bir topluluğun (cemaatin) içinden bir kişi kurtulunca, Onun hürmetine o topluluktaki herkes kurtulur ve rahmete kavuşur,
buyurdu.
Öbürleri günahkâr olsa da mı efendim?dediler.
Evet. Bu ehildir, şu değildir diye ayırım yapılmaz. O bir iyi kişinin hürmetine, ehil ve na-ehil hepsi kurtulur,
buyurdu.

 

20 Ocak 2013 Pazar

KALP KATILAŞTIĞI ZAMAN...

                                

* Şu beş şey, katılaşan kalbe ilaç olur: 

1- Salihlerle beraber olmak.

2- Kur’an-ı kerim okumak. 

3- Helalden az yemekle yetinmek; çünkü helal yemek, kalbi aydınlatır. 

4- Kâfir ve günahkârlar için hazırlanan acı azabı düşünmek.

5- Kendisini Allahü teâlâya kulluk vazifesini yapmakta aciz ve noksan görmek; bununla beraber, Allahü teâlânın lütuf ve ihsanını düşünmektir. Bu, tefekkür olup, bundan hayâ meydana gelir. 

19 Ocak 2013 Cumartesi

TEFEKKÜR...


                        

* Şu üç şeyi düşünmek de, tefekkür olur: 

1- Allahü teâlânın senin içini dışını bildiğini, her an seni gördüğünü düşünmek. 

2- Dünya hayatını, dünya hayatının meşguliyetlerinin çokluğunu, dünya hayatının çok çabuk geçtiğini, ahiretin ve nimetlerin devamlı olduğunu hatırdan çıkarmamak. İşte tefekkür, dünyaya düşkün olmayıp, ahirete rağbet etmek gibi meyveler verir.

3- Ölümü düşünmek ve fırsatı kaçırdıktan sonra pişmanlığın fayda vermeyeceğini bilmek. Böyle tefekkürün meyvesi; uzun emel sahibi olmamak, amellerini düzeltmek, ahirete hazırlık yapmaktır.

18 Ocak 2013 Cuma

TEVEKKÜL YAN GELİP YATMAK DEĞİLDİR..

                       



Tevekkül etmek, Allahü teâlâya güvenmek, istişare edip, doğru sebeplere yapıştıktan sonra, boş durmak, yan gelip yatmak değildir. Allahü teâlâya yalvarmak demektir. Hatamız kusurumuz olabilir, eksiğimiz olabilir, niyetimiz halis olmayabilir. Bizi affetmesi için, hayırlısını ihsan etmesi için, muvaffak etmesi için yalvarmak demektir.

HERKESE HAYIRLI CUMALAR.
DUA EDER DUALARINIZI BEKLERİM...

2 Ocak 2013 Çarşamba

KAVUŞMAK İÇİN...








Eğer doğudan uzaklaşmazsan batıya yaklaşamazsın. Batıdan uzaklaşmazsan doğuya yaklaşamazsın. Düşmandan uzaklaşmazsan dosta yaklaşamazsın. Birinden uzaklaşacaksın ki diğerine kavuşasın. Nefsinden uzaklaşan Allah’a kavuşur, Allah’tan uzaklaşan nefsine kavuşur.


23 Aralık 2012 Pazar

...






Ne hatasız kul olur, ne de dikensiz gül,
Kırılsa tamir olmaz, sırça köşktür gönül.



17 Aralık 2012 Pazartesi

11 Aralık 2012 Salı

KÜÇÜK ŞİRKTEN KORUNUNUZ...



“Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki: (Küçük şirkden korununuz!). (Küçük şirk nedir?) diye soruldukda” “Riyâ” buyurdu. Ya’nî başkasına göstermek için ibâdet etmekdir. Kâfirlerin bayramlarında, onların yapdıklarını yapmak, hep şirkdir. Hem müslimânlığı, hem de kâfirlik ibâdetlerini yapan, (Müşrik)dir. Kâfirliği beğenen de müşrikdir, Müslimân olmak için, kâfirlikden kaçınmak lâzımdır. Mü’min olmak için, şirkden sıyrılmak şartdır.

4 Aralık 2012 Salı

HİÇ BOŞUNA ARAMAYIN...



Leys bin Sa'd hazretleri “rahmetullahi
teâlâ aleyh”, bir günkü sohbetinde;
Bu dünyada neşe ve rahatlık arayan
varsa, boşuna aramasın! Çünkü ikisi
de bu dünyada yoktur, buyurdu.
Nerde vardır efendim? dediler.
Allahü teâlâ her ikisini de
Cennet için saklamıştır.
Peki dünyada ne vardır efendim?
Sıkıntı vardır, hastalık vardır, mihnet
vardır. Dert, musîbet, çile vardır. Ama
bütün bunlar faydalıdır bizim için. Eğer
dünyada bunlar olmasaydı, âhiretteki
sonsuz Cennet ni’metlerinin tadını
alamaz, güzelliğini anlıyamazdık,
buyurdu.

 


30 Kasım 2012 Cuma

KALBİN NURLANMASI İÇİN...




Ma’rûf-i Kerhî hazretlerine “rahmetullahi
teâlâ aleyh” bir gün bazı sevdikleri gelip;
Efendim, kalbimizin nurlanması
için bize ne tavsiye edersiniz?
diye sordular.
Cevâbında;
Kızdığınız kimseye duâ ediniz. Kalbi
en ziyâde nurlandıran şey, bu iştir.
Her ne kadar bunu yapmak zordur,
ama asıl marifet, zoru başarmaktır,
buyurdu.

Hayırlı Cumalar...

26 Kasım 2012 Pazartesi

KALP NASIL YUMUŞAR....


Ma’rûf-i Kerhî hazretlerine “rahmetullahi teâlâ aleyh” bir gün sevdiği bir kişi gelerek; 
Efendim, taş gibi katı olan kalbimin yumuşamasını istiyorum. Bana, ne tavsiye edersiniz? diye sordu.
Büyük velî cevâben;
Ölümü düşün ve onu hiç unutma. Ölümü düşünmek kalbi yumuşatır,
buyurdu.