AHLAK BİLGİLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
AHLAK BİLGİLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Temmuz 2013 Pazartesi

YEMEK...



Yemek yimenin farzları: 
    1- En azından ölmeyecek kadar yimek.
    2- Yemeğin lezzetini, Allahü teâlâdan bilmek.
    3- Yediği zaman, doymayı ve içtiği zaman kanmayı, Allahü azîm-üş-şândan bilmek.
    4- Helâlinden yimek.
    5- Yemekten aldığı kuvveti, Allaha kullukta kullanmak.
    6- Eline geçene kanâat etmek.
 
Başlarken;
    Allahü teâlâya ibâdet etmek için, kullarına faydalı işler görmek için, dînini, ebedî se'âdet ve huzûr yolunu bütün insanlara yaymak için kuvvet elde etmeye niyet etmelidir.
 
  Yemek yimenin sünnetleri: 
      1- Temiz elbiseyle sofraya oturmak,
      2- Yemekten önce ve sonra; elini ve ağzını yıkamış olmak,
      3- Yemeğe Besmele ile başlamak,
      4- Tuz ile başlamak,
      5- Ekmeği eli ile parçalamak,
      6- Ekmek parçalarını ziyan etmemek,
      7- Önünden yimek,
      8- Yemekte sirke kullanmak,
      9- Lokmayı küçük almak,
    10- Yemeği iyice çiğnemek,
    11- Yemek kabını sıyırmak,
    12- Sonunda hamd etmek,
 
  Yemek yimenin mekrûhları: 
    1- Sol eliyle yemek,
    2- Yiyeceği yemeği koklamak,
    3- Besmeleyi terketmek.
 
  Yemek yimenin haramları: 
    1- Doyduğu hâlde devâm etmek,
    2- Yemekte isrâf etmek,
    3- Haram birşey yerken ve içerken besmele çekmek,
    4- Ziyâfete dâvetsiz gitmek,
    5- Başkasının malını izinsiz yemek,
    6- Vücuda hastalık verecek şeyi yemek.
 
Türkiye Takvimi

11 Ocak 2013 Cuma

SABIR...


Sabır üç çeşittir. En önemlisi günah işlememeye sabırdır. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:

(Sabır üç çeşittir: 1- Belaya, musibete sabır, 2- Din bilgilerini öğrenirken ve ibadetlerini yaparken sabır, 3- Günah işlememek için sabır. Belaya sabredene 300, ibadet yapmaya sabredene 600, günah işlememeye sabredene ise, 900 derece ihsan edilir.) [Ebuşşeyh]

Musa aleyhisselam, Hızır aleyhisselama, (Ledün ilmine nasıl kavuştun?) diye sorunca, o da, (Günah işlememeye sabretmek sayesinde) diye cevap verdi.

Kur’an-ı kerimde sabrın önemi çok âyette bildiriliyor. Üç âyet-i kerime meali şöyledir:
(Sabredenlere, mükafatlar hesapsız verilir.) [Zümer 10]

(Ey iman edenler, Allah’tan sabır ve namazla yardım isteyin. Allahü teâlâ elbette sabredenlerle beraberdir.) [Bekara 153]

(Ey Resulüm, kâfirlerin eziyetlerine, ülülazm Peygamberler gibi sabret!)[Ahkaf 35]


HERKESE HAYIRLI CUMALAR..

10 Ocak 2013 Perşembe

HIKD (KİN BESLEMEK)..

Hıkd, başkasından nefret etmek, ona karşı kin beslemektir. Kendine nasihat verene kin beslemek haramdır. Onu sevmek, ona hürmet etmek gerekir. Halbuki o, kendisi ile aynı derecede veya daha üstün olana kızar. Bir şey yapmak elinden gelmediği için, ona karşı kibirlenir. Tevazu gösterilmesi gerekene tevazu edemez. Onun haklı sözlerini, tavsiyelerini kabul etmez. Herkese karşı ondan daha üstün olduğunu göstermek ister. Ona eziyet verse de, özür dilemez.

Zulüm edene karşı hıkd haram değildir. Bir alacaklı ölse, bunun hakkı vârislerine ödenmese, kıyamette ödetilir. Zalimi af etmek efdaldir. Uhud gazasında Resulullah efendimizin mübarek yüzü yaralanıp, mübarek dişi kırılınca, Eshab-ı kiram çok üzüldüler. Dua et, Allahü teâlâ, cezalarını versin dediler. (Lanet etmek için gönderilmedim. Hayır dua etmek için, her mahluka merhamet etmek için gönderildim) ve (Ya Rabbi, bunlara hidayet et, tanımıyorlar, bilmiyorlar) buyurdu. Düşmanlarını af etti. Lanet etmedi.

Zulüm edeni af etmek, hilmin, merhametin ve şecaatin en üstün derecesidir. Kendisine iyilik etmeyene hediye vermek de, ihsanın en üstün derecesidir. Kötülük edene ihsanda bulunmak, insanlığın en yüksek derecesidir. Bu sıfatlar, düşmanı dost yapar. 

Şeyh İbn-ül Arabi diyor ki:
(Kötülük edene iyilik yapan kimse, nimetlerin şükrünü yapmış olur. İyilik edene kötülük yapan kimse, küfran-ı nimet etmiş olur.)
Hakkını alandan, yalnız hakkını geri almak, fazlasını almamak, (İntisar) olur. Af etmek, adaletin yüksek derecesi, intisar ise, aşağı derecesidir. Adalet, salihlerin en yüksek derecesidir. 

Af etmek, bazen zalimlere karşı aczi gösterebilir. Zulmün artmasına sebep olabilir. İntisar, her zaman zulmün azalmasına, hatta yok olmasına sebep olur. Böyle zamanlarda, intisar etmek, af etmekten daha efdal, daha sevap olur. 

Hakkından fazlasını geri almak zulüm olur. Zulmedenlere azap yapılacağı bildirilmiştir. Zalimi af eden, Allahü teâlânın sevgisine kavuşur. Zalimden hakkı kadar geri almak, adalet olur. Kâfirlere karşı adalet yapılır. Fakat gücü yettiği halde af etmek, güzel ahlaktır. 

Resulullah efendimiz, bir kimsenin zalime beddua ettiğini görünce, (İntisar eyledin!) buyurdu. Af eyleseydi, daha iyi olurdu. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Üç şey kendisinde bulunan kimse, Cennete dilediği kapıdan girecektir: Kul hakkını ödeyen, her namazdan sonra onbir defa ihlas suresini okuyan, katilini af ederek ölen.) [Berika]

Zulmün çokluğu kadar affın sevabı çok olur.

Hıkddan hasıl olan kötülükler çoktur. Hıkd eden kimse, iftira, yalan ve yalancı şahitlik ve gıybet ve sır ifşa etmek ve alay etmek ve haksız olarak incitmek ve hakkını yemek ve ziyareti kesmek günahlarına yakalanır. 


9 Ocak 2013 Çarşamba

SUİZAN...




Suizan, birinin kötü bir iş yaptığını zannetmektir. Kalbe gelen kötü düşünce, o hâliyle suizan olmaz. Kalbin o tarafa kayması suizan olur. Mesela birisinde bir kalem görünce, (acaba bu kalemi çalmış olabilir mi) diye sadece düşünmek suizan olmaz. Ama (çalmış olabilir) diye zannetmek suizan olur. 

Hadis-i şerifte buyuruldu ki: 
(Suizan etmeyin. Suizan, yanlış karar vermeye sebep olur. İnsanların gizli şeylerini araştırmayın, kusurlarını görmeyin, münakaşa, haset ve düşmanlık etmeyin, birbirinizi kardeş gibi sevin, çekiştirmeyin. Müslüman Müslümanın kardeşidir, ona zulmetmez, yardım eder. Onu, kendinden aşağı görmez.) [Buhari, Müslim]

Zan ile, başkasının kötü olduğunu kabul eden, onu gıybet eder, ona dil uzatır. Onu kötü, kendini iyi bilir. Bu da, helâkine sebep olur. (İhya)

8 Ocak 2013 Salı

YALAN SÖYLEMEK...



Yalan, günahların en çirkini, ayıpların en fenası, kalbleri karartan bütün kötülüklerin başıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Yalan, nifak kapılarından biridir.) [İbni Adiy]

(İman sahibi, her hataya düşebilir. Fakat, hainlik yapamaz ve yalan söyleyemez.)
 [İbni Ebi Şeybe, Bezzar]

(Doğru olun, doğruluk iyiliğe, iyilik ise, Cennete çeker. Yalandan sakının, yalan fücura, fücur ise Cehenneme götürür.)
 [Buhari]

(Sözle çıkarılan fitne, kılıçla çıkarılan fitne gibidir. Yalan söylemek, iftira etmek ile çıkarılan fitne, kılıçla çıkarılan fitneden de kötüdür.)
 [İbni Mace]

(Pazarcıların çoğu facirdir! Çok yemin ederek günaha girerler ve yalan söyleyerek alış-veriş yaparlar.) 
[Hakim]

(Aldatan Cehennemdedir.) 
[Taberani]

Peygamber efendimiz, yalan söyleyenin ağzının bir taraftan kulağına kadar demir çengelle yırtılacağını, diğer tarafa geçildiğinde, önceki yırtılan tarafın iyi olacağını, sonra iyi olan tarafın tekrar yırtılarak bu şekilde kıyamete kadar, kabrinde azabın devam edeceğini bildirmiştir. (Buhari)
Bir kimse, Peygamber efendimize dedi ki:
- Bırakamadığım üç günaha tutuldum. Bunlar, zina, yalan ve içki.
Peygamber efendimiz de buyurdu ki:
- Yalanı benim için terket!Adam, peki diyerek gitti. Bir günahı işleyeceği zaman, (Eğer bu günahı yaparsam, Resulullah sorduğunda, evet dersem suçum meydana çıkar. Hayır dersem, yalan söyleyerek verdiğim sözü tutmamış olurum) diye düşündü. Diğer iki günahtan da vazgeçti. 
(Şir’a)

6 Ocak 2013 Pazar

KİBİRDEN DOĞAN HASTALIKLAR...


Bir kimse, biraz bilgiliyse, ibadet de yapıyorsa, kibirden zor kurtulur. Bilgisiz insanı, hayvan gibi görür. Kendisi için sevdiğini başkası için sevemez. Hak ve hakikati başkalarından duysa kabul etmek istemez. Onların nasihatine, tavsiyesine uymayı nefsine yediremez. 

Bunun için hıkd, gazap, haset, riya, hicr, şematet, gadr, hıyanet, suizan gibi hastalıklardan kurtulamaz. Kibirlinin maruz kaldığı bu hastalıklar ise hafife alınamaz. 

Hıkd:
 Kibirli, başkalarına karşı kin ve düşmanlık besler, onlardan nefret eder. 
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Üç şey bulunmayan kişinin günahlarının affı umulur. Bunlardan biri, din kardeşine hıkd etmemektir.) [Taberani]

Gazap:
 Kibirli, aşırı sinirlenince, küfre düşebilir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Gazap imanı bozar.) [Beyheki]

Haset:
 Kibirli, sevmediği kimsede bulunan nimetleri kıskanır, ondan çıkmasını ister. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: 
(Hasetten kurtulmak zordur. Haset ettiğiniz kimseyi hiç incitmeyiniz!) [İ. Ahmed]

Riya:
 Kibirli, ibadetini göstererek halkın sevgisini kazanmaya çalışır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Riya ile ibadet edene, Kıyamette, "Ey kötü insan, bugün sana sevap yoktur. Dünyada kime ibadet ettiysen, sevabını ondan iste!" denir.) [İbni Ebiddünya]

Hicr:
 Kibirli, beğenmediği kimselere dargın durur, küser, onlarla olan dostluğunu bırakır. Halbuki, Müslümanın, üç günden fazla dargın durmaması gerekir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: 
(Sana darılana git, barış! Zulmedeni affet, kötülük edene iyilik et!)[Berika] 

Şematet:
 Kibirli, başkasına gelen belaya sevinir. Başkasına gelen belaya, zarara sevinenin aynı şeye maruz kalacağı hadis-i şerifle bildirilmiştir. [Tirmizi]

Gadr:
 Kibirli, verdiği sözde durmaz. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: 
(Sözünde durmayan kimsenin, Kıyamette kötü şekilde cezasını göreceği bildirilmiştir.) [Müslim]

Hıyanet:
 Kibirli, kendini emin, güvenilir tanıttıktan sonra, o emniyeti bozucu iş yapar. Hıyanetin zıddı emanettir. Emanete hıyanet etmek münafıklık alametidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: 
(Emin olmayanın imanı, sözünde durmayanın dini yoktur.) [Bezzar]

[Bu hadis-i şerif, emanete hıyanet edenin imanı kâmil olmayacağını, buna önem vermeyenin imanının kalmayacağını bildirmektedir.]

Suizan:
 Kibirli, mümin kardeşine kötü gözle bakar, kusurlarını araştırır, onun günah işlediğini zanneder. Dinimiz, suizandan kaçınılmasını, hüsnü zan etmeyi emretmiştir.

Kibirli, buna benzer birçok hastalıklara yakalanır. Her Müslüman kendinde hangi kötü huylar varsa, tespit edip çaresine bakmalıdır! 


5 Ocak 2013 Cumartesi

KİBRİN ZARARI..



Kibir, kendisini başkasından üstün görmektir. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki: 
(Kibir, hakka razı olmamak ve insanları küçük görmektir.) [Müslim]

Fudayl bin Iyad hazretleri "Tevazu, ister cahilden, ister çocuktan duyulsa da hakkı tereddütsüz kabul etmektir" buyuruyor. Kabul edemeyen kibirlidir. Kibirli, kendini başkasından üstün görmekle, kalbi rahat eder. Burada başkasını düşünmez. Kendini ve ibadetlerini beğenir. Kibir; kötü huydur, haramdır. Allahü teâlâyı unutmanın alametidir. Çok kimse, bu kötü hastalığa yakalanmıştır. Kibirli olan, salih insan olamaz. 

Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki: 
(Kalbinde zerre kadar kibir olan Cennete giremez.) [Müslim]

(Yiyin, için, giyinin ve sadaka verin, fakat israftan ve kibirden sakının.)[İ. Mace]

(Nuh aleyhisselam, ölürken çocuklarına, “Şirk ile kibirden çok sakının” buyurdu.) 
[Hakim] 

(Kibir, İblisi Âdem aleyhisselama doğru secde ettirmemiştir.) [İ. Asakir]

Aklı olan, kendini ve Rabbini tanıyan, hiç kibredebilir mi? İnsan aşağılığını, acizliğini, Rabbine karşı her an izhar etmek mecburiyetindedir. Bunun için her an her yerde aczini göstermesi, tevazu üzere bulunması gerekir. Büyüklenerek ben demek feyz ve bereketi keser.

Hazret-i Ebu Bekir buyuruyor ki: 
Kibirden sakının. Topraktan yaratılıp, yine toprağa dönecek olan bir varlığın kibirlenmesi, bugün var, yarın yok olan bir varlığın kendini beğenmesi ne kadar anlamsızdır.

21 Aralık 2012 Cuma

GIYBET...




Gıybet, adam çekiştirmek demektir. Birisini gıybet etmenin, ölmüş insanın etini yemek gibi olduğu bildirildi. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Miraca çıkarıldığımda, bakırdan tırnaklarıyla yüzlerini ve göğüslerini tırmalayan kimseler gördüm. 
"Bunlar kim" dedim. Cebrail aleyhisselam,"Gıybet ederek insanların etini yiyen, şahsiyetlerini zedeleyen kimselerdir" dedi.)[Ebu Davud]

(Bir cemaat içinde bulunurken, bir kimse hakkında gıybet edildiğini görürsen, o kimse için yardımcı ol. Ve cemaatı da ondan men etmeye çalış veya oradan kalk git.) 
[İ.Ebiddünya]

(Din kardeşinin yüzüne söylemekten hoşlanmayacağın şey gıybettir.)
[İbni Asakir]

(Bir kimsenin yanında din kardeşi gıybet edilir de, yardıma muktedirken ona yardım etmezse, Allahü teâlâ o kimseyi dünya ve ahirette rezil eder.) 
[İbni Ebiddünya]

(Bir kimsenin malı az, çoluk çocuğu çok, namazı güzel olursa ve Müslümanları gıybet etmezse, kıyamette onunla yan yana oluruz.)
[Hatib]

(Falancanın boyu kısadır) diyen birisine, Peygamber efendimiz, (Bu sözün denize atılsa, denizi kokutur) buyurdu. (Tirmizi)
Gıybet, insanın sevaplarının azalmasına, başkasının günahlarının kendine verilmesine sebep olur. Bunları her zaman düşünmek, gıybet etmeye mani olur.
(İslam Ahlakı)

Hayırlı Cumalar..